in

Albus Dumbledore

Büyücülük dünyasının en ünlü isimlerinden olan Albus Dumbledore, uzun yıllar boyunca Hogwarts’ın başında kalmıştır. Dumbledore, aynı zamanda gelmiş geçmiş en yetenekli büyücülerden biri olarak tanınmaktadır.

Pottermore

Büyücülük dünyasının en ünlü isimlerinden, tam adı Albus Percival Wulfric Brian Dumbledore olarak bilinen bu karakter, birbirinden özel, pek çok farklı sıfata sahip. Özellikle Hogwarts’ın başöğretmeni ve müdürü olarak tanınan Dumbledore, büyücülük dünyasının gelmiş geçmiş en efsanevi isimlerinden birisi.

Hogwarts’taki başöğretmenlik sıfatı dışında, Uluslararası Büyücüler Konfederasyonu Başkanlığı (Supreme Mugwump) ve Wizengamot Mahkemesi Başkanlığı sıfatlarıyla da büyücülük dünyasında tanınan Dumbledore, hayatı boyunca hiç kimsenin ulaşamayacağı mevkilere ulaşmış bir isim.

1881 yılında dünyaya gelen, melez bir büyücü olan Dumbledore’un babası, Albus daha küçükken Azkaban’da hayatını kaybetti. Annesi ve kız kardeşi kaza sonucunda ölen Dumbledore’un küçük yaşta yaşadığı bu kayıplar, karakterinin olgunlaşmasında ve daha iyi bir insan olmasında ona yardımcı oldu.

Zamanının en güçlü büyücüsü olarak kabul edilen Dumbledore, Tom Riddle’dan sonra gelen en tehlikeli kara büyücü Gellert Grindelwald’ı mağlup etmesi, ejderha kanının 12 farklı kullanım alanını keşfetmesi ve Nicolas Flamel ile birlikte gerçekleştirdiği kimya çalışmaları ile tanınıyor.

Lord Voldemort’a karşı girişilen mücadeleyi organize eden, Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nı kuran, Birinci ve İkinci Büyücülük Savaşları’nda karanlık varlıklara karşı mücadele eden bu kadim büyücü, hem tecrübesi hem de yetenekleri ile büyücülük dünyasında silinmeyecek izler bırakmıştır.

Lord Voldemort’un korktuğu tek kişi Albus Dumbledore olarak bilinmektedir.

Yaptığı zekice planla Lord Voldemort’un tam olarak ortadan kaldırılmasını ve büyücülük dünyasının sonsuza kadar huzura ermesini sağlayan Dumbledore, mezarı Hogwarts’ta bulunan tek başöğretmen olma özelliğine sahip.

Çocukluğu

Kendra ve Percival Dumbledore’dan dünyaya gelen Albus, 1881 yılında hayata gözlerini açtı. Mould-on-the-Wold adındaki, büyücülükle içli dışlı olan bir kasabada doğdu ve büyüdü. Hayata dair ilk trajedisini kız kardeşinin başına gelen olayla yaşayan Dumbledore, bu tarihten sonra hayatında çok büyük değişimler yaşadı.

Kız kardeşi Ariana Dumbledore’u büyü yaparken gören bir grup Muggle, Ariana’ya saldırarak psikolojisinin bozulmasına neden olmuştur. Kardeşinin psikolojisinin bozulduğunu gören Albus’un büyüye ve diğer insanlara olan bakış açısı değişmeye başlamıştır.

Ariana, gün geçtikçe daha dengesiz bir ruh haline girerek, kendi büyülerinden bile korkmaya başlayarak, etrafa karşı saldırganlaşmaktadır. Albus’un babası, kızının bu durumuna üzülerek, intikam almak için kızına bunu yapan Muggle’ları bularak, aynı şeyi onlara yapmak suretiyle cezalandırır. Bunun üzerine Azkaban’da ömür boyu hapisle cezalandırılan Percival Dumbledore, kısa süre sonra burada hayatını kaybeder.

Yaşanan bu olay üzerine, çevreden gelen tepkilere dayanamayan Kendra Dumbledore, ailesiyle birlikte Godric’s Hollow kasabasına taşınır. Çok izole bir hayat sürmeye başlayan aile, herkesten uzakta, sessiz sakin bir hayat yaşar. Bir süre sonra annesini ve kardeşini de kaybedecek olan Dumbledore, evinden ayrıldığı zaman ailesi hakkında kimseyle konuşmamayı öğrenmiştir.

Dumbledore’un kız kardeşi Ariana, büyü yeteneklerini kontrol edemeyerek annesini yanlışlıkla öldürmüştür.

Hogwarts’ta Eğitim Hayatı

1892 yılının sonbaharında, Hogwarts’a başlayan Albus Dumbledore Gryffindor evine yerleştirildi. Okula başladığı yıllarda özellikle babasının işlediği suçlar herkes tarafından konuşulan Dumbledore, küçüklüğünde olduğu gibi, okul yıllarında da oldukça zorlu günler geçirdi.

Her ne kadar okul hayatı zor başlamış olsa da, ilerleyen günlerde kendini göstermesi ve sosyal ilişkilerini geliştirmesi ile birlikte herkes tarafından sevilen bir arkadaş haline gelen Albus, Elphias Doge, Nicolas Flamel, Bathilda Bagshot gibi önemli isimlerle samimi arkadaşlıklar kurmayı başardı.

Derslerinde inanılmaz başarılara imza atan Dumbledore, beşinci yılında, baş öğrencinin bir altındaki rütbe olan “prefect” rütbesi ile ödüllendirildi. Yedinci yılındaysa Gryffindor evinin baş öğrencisi olarak görevlendirildi.

Mezun olduktan sonra annesinin ölümü ile evine dönen Albus Dumbledore, burada kardeşi Aberforth’tan, Ariana’nın romantik ilişkisi hakkında bir şeyler öğrenir. Ariana, Gridelwald ile romantik bir ilişki içerisindedir. Aberforth, Ariana’nın artık kendisini istemediğini Gridelwald’a söyledikten sonra bu duruma çok sinirlenen Gridelwald’ın Aberforth’a Cruciatus büyüsü yapması üzerine aralarında başlayan düello sonucunda, kimin asasından çıktığı belli olmayan bir büyü ile Ariana hayatını kaybeder. Gridelwald hızlı bir şekilde olay yerinden kaçar fakat Albus ve Aberforth bu olayın sorumluluğunu ve vicdan azabını hayatları boyunca unutamaz.

Hogwarts Kariyeri

Evde yaşanan talihsiz olaydan sonra Hogwarts’a geri dönen Dumbledore, burada Transfiguration profesörü olarak görevine başlar. Alanında hızlı bir şekilde uzmanlaşan Dumbledore, “Transfiguration Today” gazetesinde köşe yazarlığı da yapmaktadır.

Öğretmenlikle birlikte, okula öğrenci seçme görevini de yürüten Dumbledore, Wool’s Yetimhanesi’nden, 1938 yılında Tom Riddle’ı alarak Hogwarts’a getirmiştir. Tom Riddle’ı ilk gördüğü anda yeteneklerinin farkına vararak Hogwarts’a getiren Dumbledore, Riddle’ın etkileme büyülerine kapılmayan az sayıda kişiden biridir.

1943 yılında bazı Muggle öğrencilerin öldürülmesi üzerine Riddle’dan şüphelenmeye başlayan Dumbledore, Hogwarts’ta yaşanan facialardan Tom Riddle’ın sorumlu olduğuna dair net bir kanıt bulamasa da, Riddle’ı yakın takip altına alır.

Hogwarts’ta tüm bunların yaşandığı dönemde, Avrupa’ya kaçmış olan Gellert Grindelwald, Mürver Asa’yı ele geçirmiş ve büyük bir ordu kurmaktadır. Asanın gücünü kullanarak tüm Avrupa’da terör estiren Grindelwald’ı kimse durdurmayı başaramaz. Onu durdurabilecek tek kişi olarak gösterilen Dumbledore, Ariana’nın gerçek katilinin ortaya çıkabileceği düşüncesiyle Grindelwald ile yüzleşmekten çekinmektedir. Ancak bir süre sonra Grindelwald’ın yaptıklarına dayanamayarak müdahale etme kararı alır.

Grindelwald ile girdiği düelloda galip gelen Dumbledore, Mürver Asa’nın yeni sahibi olmuştur. Gridelwald ise Nurmengard hapishanesine hapsedilmiştir. Dumbledore, bu başarısının üzerine Merlin Nişanı ile ödüllendirilmiştir.

Gridelwald ve Dumbledore arasında yaşanan düello, büyücülük tarihinin en efsanevi düellosu olarak kabul edilmektedir.

Birkaç defa kendisine Sihir Bakanlığı görevi teklif edilmiş olsa da, bu teklifleri reddederek Hogwarts’ın başına geçen Dumbledore, bu tarihten itibaren Hogwarts’ın gelişiminde ve pek çok önemli büyücünün yetişmesinde ciddi rol sahibi olmuştur.

Hogwarts’ın başına geçtikten sonra herkese karşı adil bir yönetim sergileyen Dumbledore, kimsenin yapmayacağı şekilde, her şeyi göze alarak kurt adam olan Remus Lupin’i bile işe almıştır.

Dumbledore’un Her Yıl Yaptığı Açılış Konuşmalarından Biri

Birinci Büyücülük Savaşı

Voldemort’un güçlenmeye başladığı 1970’li yıllarda, Dumbledore, gizli bir organizasyon olan Voldemort’a karşı savaşmak için kendi canlarını tehlikeye atabilecek insanlardan oluşan bir organizasyon kurar. Zümrüdüanka Yoldaşlığı adını verdiği bu organizasyon, büyücülük dünyasının Lord Voldemort’a ve Ölüm Yiyenlere karşı tek savunması niteliğindedir.

Savaş devam ettiği sırada Hogwarts’ta Sybill Trelawney’i işe alan Dumbledore, her ne kadar kehaneti gerekli görmüyor ve okulda öğretilmesine sıcak bakmıyor olsa da, Trelawney’in kehanetleri sayesinde Voldemort’un nasıl yok edileceğini anlamıştır. Kehanetler Harry Potter’ı işaret etmektedir.

Severus Snape’in Dumbledore’un yardımını istemesi ve taraf değiştirmesi üzerine Harry Potter’ın korunması gerektiği konusunda emin olan Albus Dumbledore, Zümrüdüanka Yoldaşlığını bu amaç için yönlendirmiştir.

Voldemort’un saldırısından ve Harry Potter’ın ailesinin ölümünden sonra ipleri bizzat eline alan Dumbledore, bu trajediden sonra Harry Potter’ın yeni ailesine teslim edilmesinden büyümesine kadar her aşamada onunla ilgilenmiştir.

İkinci Büyücülük Savaşı

Voldemort’un geri döndüğünü söyleyen Harry Potter’a güvenerek Sihir Bakanlığı’nı ikna etmek amacıyla görüşen Dumbledore, bu çabalarından sonuç alamamıştır. Üstelik bakanlığa karşı gelmesi üzerine Wizengamot ve Supreme Mugwump rütbeleri de elinden alınan Dumbledore, Harry Potter’ın korunması ve savaşta mücadele edilebilmesi için Zümrüdüanka Yoldaşlığını tekrar toplamıştır.

Harry Potter ve Voldemort arasındaki bağlantıyı keşfettikten sonra, Harry’nin zihninin okunmasını engellemek için gerekli çalışmaları yapmak üzere Severus Snape’i görevlendiren Dumbledore, böylece Harry Potter’ın hayatı boyunca işine yarayacak, çok önemli bir konuda gerekli eğitimi almasını sağlar.

Bu esnada Sihir Bakanlığı tarafından ciddi anlamda baskı altına giren Hogwarts’ta çok huzursuz günler yaşanmaktadır. Denetim için gönderilen ve Dumbledore’un tüm yetkilerini elinden alan Dolores Umbridge, okuldaki tüm düzeni değiştirmiştir.

Bu esnada öğrenciler Voldemort’un gelişine yönelik herhangi bir hazırlık yapamayarak, hem kendi hayatlarını hem de Hogwarts’ı tehlike altına atmaktadır. Bunun üzerine harekete geçen Harry ve arkadaşları Dumbledore’un Ordusu adını verdikleri bir oluşum kurarak savunma büyüsü eğitimlerine başlar.

Harry Potter’ı Sihir Bakanlığı’nda, Gizem Dairesi’nde pusuya düşüren Lord Voldemort ve Ölüm Yiyenler, Harry Potter ve arkadaşlarını yok etmek için harekete geçtiği anda Potter’ı kurtarmak için diğer Zümrüdüanka Yoldaşlığı üyeleri ile birlikte Gizem Dairesi’ne gelen Dumbledore, burada ekibi ile birlikte büyücülük tarihinin dönüm noktalarından birisi kabul edilen bir düelloya imza atmıştır.

Bunun ardından Voldemort ile düelloya girişen Dumbledore, Voldemort’a baskın gelerek kaçmasını sağlamıştır.

Sihir Bakanlığı’nın Voldemort’un dönüşü konusunda Dumbledore ve Harry Potter’a hak vermesi üzerine tekrar görevine atanan Dumbledore, tüm rütbelerini ve ödüllerini de geri almıştır.

1996 – 1997 yılları arasında, Harry Potter’a kaderi ve Voldemort hakkında pek çok bilgi aktaran Dumbledore, Voldemort’u yok etmek için gerekli olan Horcrux’ları Potter’a anlatır. Nasıl bulabileceğini, geçmişini ve çok daha fazlasını, kendi hafızasından Potter’a aktaran Dumbledore, Harry’i Voldemort ile mücadele etmesi için adeta psikolojik olarak hazırlar.

1996 yazında, Voldemort’un Horcrux’larının izini sürerken bulduğu, Marvolo Gaunt’a ait yüzüğü inceleyen Dumbledore, yüzük üzerinde Ölüm Yadigarlarından, Dirilme Taşı’nın olduğunu fark eder. Ailesini son bir kez görebilmek için Dirilme Taşını kullanmak amacıyla yüzüğü parmağına takan Dumbledore çok büyük bir sorunla karşılaşır: yüzük Voldemort tarafından lanetlenmiştir.

Voldemort’un yüzüğe eklediği lanet çok kısa sürede Dumbledore’un eline yayılır. Hogwarts’a geri dönen Dumbledore, Severus Snape’in yardımıyla laneti eline hapsetmeyi başarır. Fakat yüzük eninde sonunda Dumbledore’u öldürecektir.

Horcrux arayışlarına devam eden Dumbledore, yine Kristal Mağarası’nda, bir Horcrux’un daha izine rastlar. Daha önceden söz verdiği üzere Harry Potter’ı da yanında götüren Dumbledore, burada parlak yeşil renkte, “Emerald Potion” adındaki, içen kişide korku, çaresizlik ve çok büyük bir sususluk yaratan iksirin içindeki Horcrux’u bulur.

Horcrux’u yok etmek için iksirin tamamını içmek zorunda olan Dumbledore, Harry Potter’a ne olursa olsun, ne söylerse söylesin iksiri içirmesini ister. Potter bu isteği kabul eder. Dumbledore, çaresizlik içerisinde yalvarıp durmasını istese de Potter durmayarak verdiği sözü yerine getirir. İkili bu sayede Horcrux’u ele geçirmeyi başarır.

Zorlu bir mücadele sonrasında Hogwarts’a ulaşmayı başarsalar da, işler bu kadarla sınırlı kalmayacaktır. Astronomi Kulesi Çatışması çoktan başlamıştır. Harry Potter’ı görünmezlik pelerini altına saklayarak büyü ile hareket edemez hale getirip koruma altına alan Dumbledore, Lord Voldemort’un adamları karşısında çaresizdir.

Malfoy tarafından asası düşürülen Dumbledore, burada öleceğinin farkındadır ve Snape tarafından öldürülmeyi planlamıştır. Bu esnada Astronomi Kulesi’ne gelen Severus Snape, Dumbledore ile aralarındaki en derin sır olarak sakladıkları bu plan doğrultusunda, Dumbledore’u Avara Kedavra büyüsü ile öldürmüştür. Bu sayede Lord Voldemort’un ekibi içerisine ajan olarak sızmayı başarmıştır.

Lanetli yüzüğün Dumbledore’a Etkisi

Ölümünden Sonra

Dumbledore öldükten sonra Hogwarts’a gömülen tek başöğretmendir. Ölümü sonrasında miras bıraktığı eşyalar ile Voldemort’a karşı dolaylı yoldan mücadeleye devam etmiştir.

Mürver Asa ile birlikte gömülen Dumbledore’un mezarı ölümünden sonra Voldemort tarafından açılarak asası çalınmıştır.

Bunlara ek olarak, Harry Potter’ın Voldemort tarafından son savaşta vurulması üzerine, Ölüm ile yaşam arasındaki dünya olarak bilinen Limbo’da, Potter’ın zihninin içinde Harry Potter ile konuşmuş, ona Voldemort’a karşı olan mücadelesinde yapması gerekenlerden bahsetmiştir.

Özel Yetenekler

  • Yüksek Zeka: Dumbledore, büyü yetenekleri kadar zekasıyla da tanınıyor. Hogwarts tarihinin gelmiş geçmiş en zeki öğrencisi olarak kabul edilen Albus’un bu unvanına yaklaşabilen hiç kimse bulunmamakta.
  • Görünmezlik: Albus Dumbledore, herhangi bir pelerin kullanmadan kendini görünmez yapabilme yeteneğine sahip. Çok gelişmiş bir İllüzyon büyüsü yapabilen Albus, bu yeteneğini hayatı boyunca pek çok kez kullanmıştır.
  • Occlumency ve Legilimency: Zihin okuyabilen ve kendi zihninden anı çıkarabilen Dumbledore, Potter’ın Voldemort ile olan mücadelesinde bu yeteneklerini kullanarak ona pek çok bilgi aktarmıştır.
  • Ölüm Yadigarları Ustalığı: Harry Potter gibi tüm Ölüm Yadigarlarına sahip olamasa da, Mürver Asa ve Görünmezlik Pelerinini kullanmıştır.
  • Sözsüz ve Asasız Büyü Yeteneği: Albus Dumbledore, büyülü sözcükler ve asa kullanmadan büyü yapabilme yeteneğine sahiptir.
  • Aurologist: Bir büyücünün arkasında bıraktığı büyülü izlerden hangi büyüyü yaptığını, nereye gittiğini ve diğer detayları anlayabilen Dumbledore, Horcrux’ların bulunmasında bu yeteneğinden faydalanmıştır.
  • Suya ve Ateşe Dayanıklılık: Dumbledore, özellikle ateşli büyüleri çok sık kullanmaktadır. Kendisinin suya ve ateşe karşı dayanıklı olduğu bilinmektedir.
  • Büyülü Dil Ustalığı: Pek çok dili konuşabilen Dumbledore, büyü kullanarak istediği dili çok kısa sürede hafızasına yerleştirebilmektedir.

Özel Notlar

  • Albus, parlak ve beyaz anlamlarına gelmektedir.
  • Dumbledore, 18. Yüzyıl İngilizcesinde, “yaban arısı” manasına gelmektedir.
  • K Rowling’in Albus Dumbledore karakterini oluştururken, eski okul müdürü Alfred Dunn’dan esinlendiği düşünülmektedir.
  • 2007 yılında, J.K Rowling Albus Dumbledore’un eşcinsel olduğunu ve Gellert Grindelwald’a karşı romantik duygular beslediğini açıklamıştır.
  • Bir söyleşide J.K Rowling’e hangi Harry Potter karakteri ile yemek yemek istediği sorulduğunda “tavsiyelerini dinlemek için Albus Dumbledore” cevabını vermiştir.

Kaynaklar

  • Dumbledore ve Hogwarts’tan mezun oluşu hakkında bilgiler (Ölüm Yadigarları kitabı – 18. Bölüm)
  • Merlin Nişanı alması (Pottermore)
  • Eşcinselliği hakkında J.K Rowling’in açıklamaları (Söyleşi)
  • Dumbledore hakkında gelen bilgiler (Söyleşi 1)(Röportaj)(Söyleşi 2)
Michael Shaner

Michael Shaner taranfından yazıldı

Merhaba, ben Michael Shaner. Ben bir Potterhead'im. Yani tam bir Harry Potter fanatiği. Harry Potter: Wizards Unite ve Harry Potter: Hogwarts Mystery haberleri, dedikoduları, rehberleri ve ipuçları için beni takip edin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hermione Granger

Severus Snape